En uygun fiyata eşarp, şal, çanta, sunum ve dekorasyon ürünleri..

EN UYGUN FİYATA EŞARP, ŞAL, ÇANTA, SUNUM ve DEKORASYON ÜRÜNLERİ.. TÜM MODELLERİ GÖRMEK İÇİN FOTOĞRAFI TIKLAYINIZ..

27 Kasım 2016 Pazar

Psikiyatristle Görüşme Sürecim.. 2. Yazı / Sorgulama.. Kabullenme..

Konuyla ilgili İlk yazım burada.. Henüz okumadıysanız ilk olarak onunla başlamanızı öneririm..

***
Psikiyatristle görüşmeye başlayıp ilaç kullanmam sonrasında ilk 15 gün hiç bir şey değişmedi.. Doktorum bunu zaten söylemişti.. 

 İlaçları düzenli kullanıp sabırla 15 günün geçmesini bekledim.. Bu bile iyi gelmişti aslında.. Çünkü sadece 15 gün sonra iyi olacağıma inandırmıştım kendimi..

Bir bıçakla keser gibi keskin bir şekilde olmadı ama, bir süre sonra bi şeylerin değiştiğini farketmeye başladım.. 

Müthiş bir sorgulama evresi başladı.. Rüyalarla başlamıştı ve açıkcası en az rüyalar kadar yorucuydu.. Zihnim o kadar hızlı çalışıyordu ki bedenen hiç bir şey yapmasam da inanılmaz yorgun oluyordum.. Bu uykularımın düzelmesine de bir parça etki etti..

Günlerce düşündüm istemli istemsiz.. Çokça kendime kızdım bazı şeylerin bana yapılmasına izin verdiğim için.. 
Klişeleri bir kenara attım.. 
İlk affeden en güçlü, ilk unutan en mutlu bla bla bla..

Peki ya artık affedemiyorsa ?

Affetmemeye karar verdim.. Belki benim gücümü gösterme yöntemimde buydu.. Belki bu sefer iyilik timsali olmak zorunda değildim belki bana zarar veren buydu.. 
Evet hatta buydu.. 
Bir sürü sürüncemede olan insan ilişkim vardı.. Hani söze dökmeye çalışsan öyle hemen anlatamayacağın.. Ama seneler içinde hep bir negatiflik aldığın.. Küçük küçük şeylerle daima seni iğneleyen.. 
Evet bu kız bana dost değil dediğim mesela.. Bu benim zor anımı kolluyor bir tekme de kendi atmak için, bir diğeri mesela bir sürü şey yapmadı mı alttan alttan.. Hiç bir zaman samimi olduğuna inanmadın peki bu kadar şans vermek niye ? 
Niye tüm bu insanların hayatının içine girmesine izin veriyorsun ? En son yine ortalık karıştırmaya çalışmadı mı sinsilikleriyle ?  
Ne şansı daha dön arkanı git seni tutan ne ?

Köpeğe değil de sahibine olan saygı mı ? 

Pardon da sahibinin saygılık tarafı mı kaldı artık ? Hiç olmamıştı ki aslında.. Neyin saygısı bu ? Ne zaman yanındaydı ? O seni seviyor düşünüyor mu senin düşündüğün kadar.. Yahu kaç kere gözünün içine bakıp nasılsın dedi ? 

Hiç di mi ? :)

Sal ipini gitsin !

Saldım gitti.. 
Affederek rahatlamadım ben.. 
Affetmemeye karar vererek rahatladım.. Yok sayarak.. 
Idısı dıdısı bıbısı komple nesi var kimi yoksa hepsini komple ! Saldım gitti.. 

Nasıl bir ferahlamaydı anlatamam.. Hiç olmamışlar gibi.. 
İnanılmaz bir huzur bu.. 

***
Bu huzuru yakalamak kolay olmadı.. Öncesi çok dikenli bir yol gibiydi.. Kanaya kanaya yırtıla yırtıla geçtim..

 Bir tanesi whatsapp yazışmasında benden "bu gerizekalı" diye bahsediyordu mesela :) Üstelik bana dedikodusunu yapıp kötülediği insanlara benim hakkımda inanılmaz şeyler yazıyordu..
Oysa yıllardır benim ona yapmadığım iyilik kalmamıştı.. 
Hep şüphelenmiştim ama.. O gün gizlice o telefonu elime alırken içinde kendimle ilgili bir şeyler bulacağımı bilerek aldım.. Ve yanılmadım.. Yanılmayacağımı biliyordum.. Hislerime daha önce kulak vermediğim için kendime çok kızdım..

Hakkımda inanılmaz yazışmalar vardı.. Hepsini kendi ipadimle fotoğraflayıp belgeledim.. Ve hiç bi şey belli etmedim..
Günlerce sessiz kaldım.. Üzüldüm.. Kalbim o cümlelerin ağırlığını kaldıramadı.. Buruldum.. Kırıldım.. Bana duyulan o sebepsiz nefreti uzun süre algılayamadım..
Yaşadığım tüm olayları zihnimde tekrar tekrar oynattım.. Fedakarlıklarımı, karşılığında gördüklerimi.. O cümleleri tekrar tekrar okudum.. 
Üstelik bu cümleler yazılırken ben çocuğumun sağlam kalan tek böbreğini kurtarabilmek için maddi manevi çırpınıyor, eşimle de hayatımın en kötü günlerini yaşıyordum..

Hiç bir şey yapmadım.. Sadece çektiğim ekran fotoğraflarını gönderdim..

Biliyorum evet hakkımda yazdıklarını, sakladığın düşüncelerini..

***

Sonrası kabullenme evresi.. 
Evet kandırıldım.. Suistimal edildim.. Hem de şuraya konu dahi etmeye değmeyecek pek çok kişi tarafından.. 
Peki ne yapacağım ? 
Kırılıp dökülmeye devam mı edeceğim ? 

Hayır ayağa kalkacağım..

***
Günler süren sessizliğimin sonunda,
hiç birini affetmemeye karar verdim..

Yüklerimden kurtuldum.. Acıma duygumu bir kenara bıraktım..

Sonrası, 

Bi hafifleme hali.. 
İçten gelen, nasıl bir şey olduğunu unuttuğun bir kıpırtı.. 
Baharın gelmesi gibi, aşık olmak gibi, bir heves ve heyecan hali..

Tam bir ayağa kalkma süreci.. 

***
Devam edecek...

mutluhayatblog@gmail.com

21 Kasım 2016 Pazartesi

Oturma Odası Dekorasyonum / 2.Yazı

İlk oturma odası dekorasyonum yazımda kilimi siyah tarafıyla ve koltuğu da köşe haliyle görmüştünüz..
Evde sıklıkla değişiklik yapıyor ve bunu seviyorum.. 


Bu kilimi ilk gördüğümde aslında desenine vurulmuştum.. Çift taraflı kullanılması artı beğenimi kazandı.. Bu detayı sevdim.. 


Beyaz kısmı daha aydınlık daha fresh gösterdi odamı.. Ve siyah kısmını kullanmak evet daha zahmetli.. Gün aşırı ev süpürmeme rağmen hayli toz tutuyordu.. Ama onun görüntüsü de bir başka güzel benim için.. Zahmeti çekilir.. 




Koltuğumu da sıklıkla bölüp kullanıyorum.. Bu kez bir parçasını karşı tarafa alıp köşe durumunu bozdum.. 



Masamı odanın öbür köşesine koydum yemek alanını ve oturma alanını ayırmış oldum.. 
Masanın üzerindeki tablo eşimin ressam arkadaşının bize hediyesi.. Renklerini ben  seçtim hikayesi ona ait.. 2 büyük ve onların içinde 2 küçük ayak var üzerinde, eşimin benim, 2 çocuğumuzun olmak üzere.. Ayakları yere sağlam basan ailemizi temsil ediyor.. 


Bu odayı çocuk odasından oturma odasına çevirmemin bir diğer sebebi manzarasıydı.. 
Evimizin tamamından göl görünüyor ancak üst kattan karşıda hiç bina görmüyorum ve dış dünyadan soyutlanmış gibi hissediyorum ve bunu seviyorum.. 


Hoşçakalın :)

Duvar Rengi : Dyo Yeni Çağıl
Köşe Koltuk : İkea Söderhamn
Çift Taraflı Kilim : Koçtaş
Çiçeklik / Tv Ünitesi / Küçük Sehpa / Tül / Masa / Bank / Şifonyer : İkea
Sepet / Küçük Ayna : Madame Coco
Pullu Kırlentler : Ben diktim..
Fiyonk Yastık : Tuba Can
Çerçeveler : İkea / Euroflora / Madame Coco
Tablo :  Ressam Erkan Yaprakkıran


mutluhayatblog@gmail.com

20 Kasım 2016 Pazar

Kaliteli ve Hesaplı Eşarp, Şal Modelleriyle Modarana :)

En uygun fiyata eşarp ve şal modelleriyle Modarana :)

Yeni ürünler geldi ekleyip güncelliyorum :)

Ürün fotoğraflarını, fiyat bilgilerini aşağıda bulabilirsiniz.. Her türlü sorunuz için mail atmaktan lütfen çekinmeyin..

mutluhayatblog@gmail.com

Facebook ve Instagram'dan da ulaşabilirsiniz.. 

İyi alışverişler :)

***

Yeni Sezon Twill Kumaş Eşarp Modellerimiz

39,90 TL Etiketliler.. Ancak sadece 15 TL'den satıştalar

Tok durur, düşme kayma yapmaz, kolay şekil alır kolay kolay bozulmaz.. Twill kumaş en kullanışlı kumaş cinsidir..
Bu fiyata sahip olacağınız kumaş kalitesine bayılacaksınız.. 







































***













***
MARİLYN MONROE VİNTAGE KOLYE

Adet 3.5 TL


***

BURBERRY % 35 İPEK KIŞLIK ŞALLAR

Geçen yıldan daha da uyguna.. Kampanyalı fiyatıyla adet 35 TL
 Yumuşacık dokusuyla başınızdan çıkarmak istemeyeceksiniz..

BAŞTA DURUŞLARI AŞAĞIDADIR..

Klasik Renk Sadece 1 adet



***
Portföy Çanta 31'e 22 cm ölçülerinde

5 RENK
Lacivert / Siyah / Bordo / Vizon / Kahve

Adet : 10 TL
2 Adet : 15 TL

Dostlarınızla birlikte alıp daha uyguna getirebilirsiniz..

Kol askısı mevcuttur.. İster el çantası, ister kol çantası olarak kullanabilirsiniz


***

Portföy Çanta 38*22*10 cm ölçülerinde..

20 TL

Omuz askısı da mevcuttur.. İster el çantası, ister kol çantası olarak kullanabilirsiniz.


***
Sunum Sandalyesi 

Adet : 2.5 TL

İster sunum sandalyesi olarak kullanın, ister çocuğunuza oyuncak olsun :)



***
Sunum Çantası

Adet : 2 TL

İster sunum ürünü olarak kullanın, ister çocuğunuza oyuncak olsun :)


***
Topuz Tokası : 3 TL


***

İPEK GÖRÜNÜMLÜ, İPEK KALİTESİNDE ŞALLARIMIZ..

Kampanyalı fiyatıyla adet 20 TL

Tok durur, önü düşme kayma yapmaz, kolay şekil alır kolay kolay bozulmaz.. 
Bu fiyata sahip olacağınız kumaş kalitesine bayılacaksınız.. 

BAŞTA DURUŞLARI AŞAĞIDA MEVCUTTUR..





***

BURBERRY % 35 İPEK ŞALLAR

Kampanyalı fiyatıyla adet 35 TL

1.90*70 cm ölçülerinde.. Çift kat takılır, İç göstermez. Başınızdan çıkarmak istemeyeceksiniz..

BAŞTA DURUŞLARI AŞAĞIDADIR..



16 Kasım 2016 Çarşamba

En Kolay Tarifler / Gerçek Çikolatalı Kek

Kakaolu kek, çikolatalı kek bizim evde en çok sevilen kek çeşitleri.. Sanırım hiç farklı bir kek yapmadım ben :)
Son gözdemizi sizinle paylaşmak istiyorum. Harika bir tadı var.. Yumuşacık nefis bir kek.. Üstelik az malzemeli.. Borcamda yapıyorum ben dileyen malzemeleri birebir oranda arttırıp daha büyük tepside yapabilir..
Tarif hemen aşağıda..

Blogumdaki tüm kolay/denenmiş diğer tarifleri burayı tıklayarak görebilirsiniz..

Fotoğrafta görünen sunum çantalarına ve diğer eğlenceli ürünlere ise buradan ulaşabilirsiniz



MALZEMELER : 

1 su bardağı un
1 su bardağından biraz az toz şeker
1 paket kabartma tozu
150 gr tereyağı ( ben göz kararı koyuyorum muhtemelen 150 gr olmuyor ama genelde az yağlı yapma huyum var tüm yemek ve hamur işlerini )
150 gr sade çikolata 
3 yumurta

HAZIRLANIŞI : 

Tereyağı ve çikolatayı birlikte ocakta eritin.. İçine diğer malzemeleri de ekleyip karıştırın.. Borcama döktüğünüz kek karışımını 180 derecede pişirin.. Üzerine hindistan cevizi veya pudra şekeri serpip servis edebilirsiniz.. 


Hoşçakalın <3

mutluhayatblog@gmail.com

8 Kasım 2016 Salı

Psikiyatristle Görüşme Sürecim.. Başlangıç..

Bu yazıyı yazmamı merakla bekleyenler olduğunu biliyorum.. 
Aslında biliyor musunuz psikiyatriste gitmemle alakalı yazacak çok şeyim yok. Özel görüşmelerimizden zaten bahsetmeyeceğim artı ben ilaç tedavisi görüyorum.. 

Yani ilacın bana getirilerinden bahsedebilirim, ki bunu da yapacağım. Ancak bu reçetesiz ilaç kullanımına özendirici olur endişelerimden dolayı, düşündüğüm sıralamadan biraz farklı yapacağım yazacağım yazıların sıralamasını.. Çünkü direk doktora gitmenizi istiyorum. İlaç kullanılacaksa bunu doktor yazacak... 

***

Benim size asıl bahsetmek istediğim beni psikiyatristle görüşmeye kadar götüren nedenler.. Farklı başlıklar altında bunları sunmayı düşünüyorum.. Bir çoğunu kendiniz de yaşadığınızı farkedecek ve bir ayma yaşayacaksınız çünkü.. Zira birileri farkedip, kollarından tutup seni sarsana kadar yardıma ihtiyacı olduğunu farketmeyebiliyor insan.. 

Belki sizi sarsan da ben olurum kimbilir ?

Her şeyin farkında olup doktora gitmeye çekinenler için en sonda yazmayı planladığım bu yazıyı başa alıyorum şimdi..

Özel doktora mı gitmeliyim ? Devlet Hastanesine mi ?

Küçük yaşta annemi kaybetmem ve bundan sadece bir kaç yıl kadar sonra en az ölüm kadar acı veren başka bir ayrılık yaşamam sebebiyle zaten dönem dönem psikolog ziyaretlerim olmuştu.. 
Bu sebeple pek çok doktor gördüm.. Hiç birine devam etmedim.. Bana faydaları dokunacağına inanmamıştım..
Burada yazılacak olanlar tamamen kendi deneyimlerime dayanan kişisel görüşlerimdir. Aksini düşünen elbette olabilir..

Şöyle ki gittiğim iki ayrı özel doktordan da memnun kalmadım.. Bir tanesi beni sıkılmış gibi dinliyordu bir diğeri parasını ödediğim seansım sırasında özel telefon görüşmelerini yapmakta sakınca görmemişti..
Her ikisini de bir daha görmek istemedim..Birilerinin para karşılığı, üstelik de yüksek meblağlar karşılığı seni dinliyor gibi görünmeleri bana mantıklı gelmemişti o dönem.. Biri bunu yapacaksa karşılıksız olmalıydı..

Şu an gittiğim doktorum Devlet Hastanesinde çalışıyor.. 

Eşime ve babama en sonunda evet deyip doktora gitmeyi kabul ettikten sonra özel doktor istemediğimi belirttim.. Sonrasında eşimden randevumu içeren bir mail geldi.. 
Doktor erkekti.. Gidiyorum ama boşuna diye geçirmiştim içimden.. 

Doktorda olsa bir erkeğin, bir kadın olarak benim dert ettiğim şeyleri anlamayacağını düşünüyordum..

Sıram gelip içeri girdiğimde şaşırdım çünkü doktorum kadındı.. İsmi tıpkı benim ismim gibi her iki cinste de kullanılan isimlerdendi.. Bu bir parça rahatlattı..

"Çok iyi bir doktor olduğunuza eminim ancak fayda göreceğime inanmıyorum çünkü bir kere dışarıda bekleyen insanlar ve sizin kısıtlı zamanınız var.. Benimle yeterince ilgilenebileceğinizi düşünmüyorum.."

İlk sözlerim bu olmuştu doktora.. Çünkü daha önceki yıllarda yine bir devlet hastanesi doktoruyla görüşmem olmuştu ve onu da yarım bırakmıştım.. Çünkü sadece 15 dakika ayırabiliyordu hastalarına.. 
Doktorum gülümsedi ve yoo öyle olmayacak dedi.. Gördüm ki yaklaşık 10 yıldan bu yana pek çok şey değişmiş.. Ben kalkmak istediğimde kalktım karşısından..

Bazı sorular sorduktan sonra daha ilk görüşmede bana ilaç yazdı.. İlk 15 gün hiç bir değişiklik hissetmeyeceksin dedi.. İlk olarak 2 ayrı ilaçla başladım.. 
15 gün gerçekten bir değişiklik olmadı.. Ama umut olmuştu.. Boğulmak üzereyken birinin ip uzatması gibi.. Çünkü gerçekten boğuluyordum..

Gece yatarken içtiğim için veya bana en uygun ilaçları verdiği için mi bilmem herhangi bir yan etki olmadı fiziksel olarak.. İlaç kullandığımı hissetmedim bile hala hissetmiyorum.

Ancak sanırım bir ay / 45 gün kadar her gece ama istisnasız her gece film gibi rüyalar gördüm.. Her biri gerçek insanları, yaşadığım olayları barındıran inanılmaz gerçek, güçlü ve etkisinden çıkamadığım rüyalar..

Bütün bilinç altımı döktü.. Söyleyemediğim hatta söylemek istediğimi kendimin bile bilmediğim şeyleri rüyalarımda söyledim beni yoran insanlara.. Takmadığımı sandığım şeyleri taktığımı rüyalarımda farkettim.. Unuttum sandığım şeyleri unutmadığımı yine rüyalarım gösterdi.. Affettiğimi sandığım insanları aslında affetmediğimi hatta affedemeyeceğimi hatta artık görmek bile istemediğimi o süreçte farkettim..

Az önce kızımın suluboya fırçasını yıkadım.. Tıpkı fırçadan boyaların akıp temizlendiği gibi bütün bilinçaltım ellerime aktı..

Artık bildiğim, farkettiğim elle tutulur bir sürü gerçekle kalakaldım.. 

Her şey yüzeye çıktı.. Ne yaptım kendime ben böyle.. Neden izin verdim bu insanlara..

***
Rüyalar hala devam ediyor ama eskisi kadar sık değil nadir.. Doktorum bunların normal olduğunu söyledi.. Ayda bir kez görüşüyoruz. İlk başladığım ilacları artık kullanmıyorum.. Farklı tek bir ilaç kullanıyorum.. Toplamda bir yıl kadar sürecek ilaç tedavisi.. 
Ve her gittiğimde farklı bir şeyler uyguluyorlar.. Bir keresinde mesela 560 soruluk bir test cevapladım.. 

Sonuçta çıkan şeyler sorularla hiç alakası olmayan şeylerdi.. Alakasız sorulara verdiğim alakasız cevaplarla bana asıl beni anlattılar.. 

Rüyalarımda dökülen şeyleri o alakasız sorular sonucu bir de doktorumdan dinledim.. Tüm kontrolünü sağladığımı sandığım bedenim ve beynim üzerinde hiç bir kontrolüm olmadığını farkettim.. Çok farklı ve şaşırtıcı bir deneyimdi.. 

Sonrası sorgulama, kabullenme, ayağa kalkma, eyleme geçme şeklinde devam etti..

***

Yeni yeni anlıyorum yorulduğumu. Öyle eskisi kadar hevesli değilim Hiç bir şeye.. 
Koşturmalar, yıkılmalar, tekrar kalkıp hadi bi dahalar..
Maskeler ağır gelmeye başladı.. 
Hele şu "güçlü görünmek" için olanı yok mu ? 
Ağır geliyor artık yapamıyorum..

Yukarıdaki cümleler yazar Cihad Kök'e ait..

İşte tamda böyleydi.. Ben farketmeden önce.. 

***

Devam edecek...

mutluhayatblog@gmail.com


7 Kasım 2016 Pazartesi

Duvar Dekorasyonu

Duvar dekorasyonu, farklı tarz ve boyuttaki çerçeveleri bir arada sergilemek son yılların yükselen trendi.. 
Bu trendi ilk uyguladığımda olumsuz yorumlarla bi taşlanmadığım kalmıştı ınstagramda..  Şimdi her yer duvar dekorasyonu :)

Aşağıdaki ilk 2 fotoğraf alt kattaki salonuma aitti.. Burayı şu an çocuk odası yaptım.. Çerçevelerin çoğunu dönem dönem yaptığım ev boşaltmaca'lardan birinde instagram.com/catikatidolapbosaltmaca 'da sattım.. 

Şimdi yukardaki oturma odamda daha sade, minimalist bir duvar dekorasyonu yapıyorum ilk fırsatta paylaşacağım..



Yatak odası duvar dekorasyonumdan bir kare.. 


Burası da giriş dekorasyonuna bir örnek.. Şu an girişte kullandığım şifonyer oturma odamda.. Ancak çerçeve ve aynalar aynen bu şekilde duruyor.. Şifonyerin yerine ise rahmetli annemden hatıra dikiş makinasını koydum ve dantel bir örtü ile şıklaştırdım.. 


Çerçeveler : İkea, English Home karışık
Duvar Aynaları, Perde, Şifonyer : İkea
Güllü Masa Üstü Ayna : English Home
Takı Askılığı, Ev Biblo, Siyah Kafes Mumluk : Euroflora
Askılık : Bauhaus

Hoşçakalın <3

mutluhayatblog@gmail.com

İzleyiciler