En uygun fiyata eşarp, şal, çanta, sunum ve dekorasyon ürünleri..

EN UYGUN FİYATA EŞARP, ŞAL, ÇANTA, SUNUM ve DEKORASYON ÜRÜNLERİ.. TÜM MODELLERİ GÖRMEK İÇİN FOTOĞRAFI TIKLAYINIZ..

22 Haziran 2017 Perşembe

Gezmeler / Tozmalar : Cennet İkinci Bahar Cafe

İkinci Bahar, arkadaşımla sıklıkla gittiğimiz atmosferi, çalışanları çok güzel bir mekan.. Geçenlerde iftarda oradaydık ve instagram hesabımda ( instagram.com/ilkaypnrbs ) hikayelerde paylaşınca çok soruldu.. 
Öyle ki, şahsen tanıdığım, yakın oturan insanlardan da bilmeyenler varmış ne güzel yer orası neresi şeklinde sorular aldım.. Bu da blogumda bir Gezmeler / Tozmalar bölümü açmama vesile oldu.

Burası aslında uzun yıllardır var.. En iyi arkadaşımla 9 yıllık bir ara vermişliğimiz var bilenler bilir :) 9 yıl önce de buraya gidiyorduk fakat o zaman burası daha farklı, daha sıradan bir cafe görünümündeydi.. Tekrar görüşmeye başlamamızla birlikle tam da ismiyle müsemma bir şekilde ikinci baharımızı yaşıyorken eski mekanımıza tekrar gitmeye başladık ve içerisinin artık çok daha güzel olduğunu keşfettik..

Ortam loş olduğu ve ipadle çekim yaptığımız için pek kaliteli fotoğraflar olmasa da, gitmek isteyenlere fikir olacaktır..

Tam da kuaför sonrası gittiğimiz için, yeni kesilmiş fönlü saçlarımla pek mesudum :)


Burası çok yayılmamış, herkesin girip çıkmadığı, daha tarz, daha kalite diyebileceğimiz insanların takıldığı huzurlu, sakin bir mekan.. 


Türk kahvesi ve çayı bir harika.. Kahveyi hemen masaların yanındaki kahve makinesinde çekip hazırlıyorlar.. Bu sebeple mis gibi kahve kokusu hakim içeriye her daim..
Bir şeyler yemeyip sadece çay kahve içmek istediğimiz zaman bu köşede, bu berjerlerde oturuyoruz biz genelde.. 


"Şekerim bu da 17. Yüzyıl'dan kalma bir servet ödediğim tablom" isimli çalışmam :) Yalnız Taksim orası haha
Ortam öyle hoş ki havaya giriyorsun hemen.. 


Menemenine özellikle bayılıyoruz.. Ve fiyatlar çok fazla uçuk değil.. Yemek yemeye gittiğimizde çay vs ile birlikte 2 kişi genelde 30 TL ödüyoruz.. 


Bilmeyenler ve itmek isteyenler için :  Cennet mah. Barbaros caddesinde.. Hani tüm bankaların yanyana dizili bir arada olduğu cadde. Hemen bankaların karşısında.. 


Hoşçakalın :)

mutluhayatblog@gmail.com

15 Haziran 2017 Perşembe

Alışveriş / En son ne aldım ?

Alışveriş fotoğraflarına bakmayı seviyorum. Bununla ilgili çeşitli sayfalar takip ediyorum ınstagram hesabımda ( instagram.com/ilkaypnrbs ) 

Sizlerin de seveceğini düşündüğüm için blogumda böyle bir bölüm açmaya karar verdim.. Ara ara aldıklarımı paylaşacağım, nelerden memnun kaldım neleri sevmedim kısaca bahsedeceğim ve sorulursa, bizim buralarda oturan kişilere ( gördüm ki çok fazlalar :) her yerde bulunan markalar olmayıp, alışveriş yaptığım semtimize özel butikler hakkında bilgi verebileceğim..

Gratis alışverişimle başlayalım..

Cildim karma bir yapıda sürekli tonik kullanıyorum.. Ve her seferinde yeni ürünler denemeyi seviyorum.. Loreal'in bu ürünü rengi, insanın gözünü doyuran boyutu ve kokusuyla ilgimi çekip kendini alışveriş sepetinde buldu.. Kullanmaya başladıktan sonra da iyi anlaştık memnunum.. Hatta göz makyaj temizleyici almam lazım şimdi yine bu serinin makyaj temizleyicisini alacağım..

Dişlerime şöyle hitap edebilirim : Çarpık olduğunuz kadar hassassınız da..
 Bu yüzden yumuşak başlıklı, hassas diş etlerine özel fırçalar kullanıyorum.. Sensodyne sürekli kullandığım marka.. Maviye taktım bu ara.. Ve mavi olanı çok hoşuma gitti attım sepete..

Sonra bir de aynı renk oje görmeyeyim mi ? Seni seçtim Pikaçu ! şeklinde onu da aldım hemen. Rana ile ayılıp bayılıyoruz şu an kendisine.. 

Fotoğraftaki markasını bile henüz hala anlamadığım lip balmı çok kullandığım için, uygun fiyatlı olması sebebiyle aldım ama hayal kırıklığı oldu.. Sigara falan gibi kokuyor :)


Sürekli yürüdüğüm, spor ayakkabıları çorapsız giyemediğim ve spora gittiğim için bu tür çorapları çok tüketiyorum.. O kadar yürüyorum ki çoraplarım eskiyor.. Bu bana garip geliyor eskiden hiç yürümezdim çorap eskimesi çok yeni bir durum benim için :) 

Çoraplarım sürekli Şok Market'ten :) Böyle renk renk çoraplar geliyor sürekli ve ben her gördüğümde dayanamayıp alıyorum.. Bunları da çok beğenerek aldım..


Geçenlerde uzun yıllardır içine giremediğim açık mavi jeanimin içine girdiğimi ( ve hatta bol geldiğini hohoh ) farkettiğimde aynanın karşısında üzerimde siyah t-shırtümle denerken şöyle demiştim : 
- Renkli bir şey istiyor bu üstüne..

Sonra arkadaşımla gezerken pat diye bu güzel şey çıktı karşıma.. Tam da o mavi jean için diye düşündüm ve 5 dakika sonra poşet içinde elimdeydi..

Cennet'te bir butikten aldım.. 


Forma girmenin güzel yanlarından biri de, indirimlerde en sona kalan küçük bedenleri satın alabiliyor olmanız :)  Bu güzel dantel bluz tek kalmıştı S bedendi ve benim oldu. Üstte çok şık duruyor özellikle omuz detayları
Artık komşu kapısı gibi her gün uğradığım Cennet De Facto'dan..


Yine rutin DeFacto ziyaretlerimden birinde Rana'da yanımdaydı ve bluzu denedik üzerindeki duruşuna bayıldım.. Rana yanımda olmasaydı yine alırdım ama üstte bu kadar güzel duracağını tahmin etmezdim..
Altına siyah bir şeyler bakıyorum şimdi bulursam bayramlıklarından biri olabilir..


Yepyeni bir alışveriş postunda görüşmek üzere, hoşçakalın :)

mutluhayatblog@gmail.com

13 Haziran 2017 Salı

Burnumun Estetik Öncesi ve Sonrası Fotoğrafları

Instagram hesabımda ( instagram.com/ilkaypnrbs) sürekli bir yan profil fotoğraf paylaşma halinde olduğum için :) burnum sık sık gündem oluyor. Aldığım en sık sorulardan biri burnumun ameliyat önesi / sonrası fotoğraflarını paylaşıp paylaşmayacağımdı..

Paylaşmak istedim lakin farkettim ki şimdinin aksine önceden burnumu hiç çekmemişim..

Aslında yirmili yaşlarımın neredeyse ortasına kadar burnumun yandan görünüşü hakkında fikir sahibi bile değildim. Bi on yıl kadar önce böyle çılgınca kendimizi fotoğraflayıp durmuyorduk tabii.. Sadece ellerimi yüzüme kapatınca burnumun epey bir kısmı dışarda kaldığı için :) büyük olduğunu biliyordum o kadar..

Yandan da şekilsiz olduğunu farketmem de çok komik olmuştu..  Neyse o kısmı bana kalsın :)

Geçen gün öncesi / sonrası hakkında istekler çoğalınca oturdum tek tek eski fotoğraflara baktım burnumun yandan göründüğü 2-3 kare bulmayı başardım. Birini yine ınstagram hesabımda ( instagram.com/ilkaypnrbs ) paylaşmıştım geçen gün.. Henüz 1 aylık Rana ile birlikte olanı.. Diğer ikisi ile de burda kolaj hazırladım..


Açıkcası kareleri yan yana koyunca çok şaşırdım ve yadırgadım.. İnsan daha iyi görünene çabuk adapte oluyor.. Eski halim hiç benmişim gibi gelmiyor şu an..


Dikkat ederseniz kaşlarımda da bir değişim var.. Güzellik merkezindeki kadının tavsiyesiyle sabah akşam vazelin sürüyorum kaşlarımı kalınlaştırmaya çalışıyoruz.. Zira hiç bir şekilde kaşım çıkmıyor ve kalınlaşmıyor benim. Şu an kaşlarımla ilgilenen kadının deyimiyle henüz inşaat halinde olsa da işe yaramaya başladı..

Daha da iyisini vaadediyor.. Bakalım zamanla göreceğiz..


Hoşçakalın :)

mutluhayatblog@gmail.com

10 Haziran 2017 Cumartesi

Stil Günlüğüm / Yeşil..


Herkese Merhaba

Eskinin kombin / Yeninin stil postlarına artık başlıyoruz..

Günlük hayatımda çok fazla yürüdüğüm için rahat olmayı seviyorum.. Bi kot bi t-shırt rahatlığı forever.. 
Ama özellikle Instagram hesabımı ( instagram.com/ilkaypnrbs ) takip eden arkadaşlar bilirler saçıma, boynuma olmadı koluma illa bi tarafıma bir şey takıştıracağım :) 

Burda olduğu gibi..

***

Yeşil, özellikle haki yeşil, önceden pek kullanmadığım hatta hiç kullanmadığım ve sevmediğim bir renkti.. 
Şimdi ise pembelerle falan aram pek hoş değil.. İnsan ne değişken bir varlık demiştim önceden değil mi ? 

T-shırt : Koton 
( Eşimin hediyesiydi )

Gözlük : RayBan replika
Satış hesabımda mevcut ( instagram.com/modarana )

Yırtık Jean : Lady Butik ( K.Çekmece / Cennet )
Kalıbına bayılıyorum lakin artık bana 2 beden büyük.. Bunu aldıktan sonra spora başlamıştım.. Boy Friend jeane bağladık olayı iyice :) Belini daralta daralta kullanabildiğim kadar kullanmaya çalışıyorum..


Saçlarım geçen yıl belime kadar uzundu.. Burun ameliyatımdan önce kestirdim.. Hatta kuaför bir parça bozulmuştu o uzunlukta bir saçı kısacık kestirdiğim için.. Halbuki kuaförler saçı kesmeyi sever denir hep söylediğimizden daha kısa keserlerdi hani böyle bi imaj vardı.

Bizim kuaför resmen trip yapa yapa kesmişti.. Daha da gitmiyorum zaten ona gereksiz pahalıydı :)
Ben kısa saçı daha çok seviyorum.. Kullanım kolaylığı ve pratikliği açısından..

Yaş ilerledikçe tahammül, her konuda azalıyor.. Pratiklik ve sorunsuzluk arıyorsun hayatın her alanında.. Daha bi keyfine ve rahatına düşkün oluyorsun.. Ayhh hiç uğraşamam modu :)

Şimdi ise bi tık daha kısa.. Yakın zamanda kesimini gösteririm..

Fular : Satış hesabımdan ulaşılabilir ( instagram.com/modarana )

Fotoğraflarda kulağımda görünmese de bu püskül küpeyi tek olarak kullanmayı seviyorum.. Bunun bir diğer eşini siyah oje ile boyadım.. Kombine göre siyahını veya goldunu tek olarak takıyor diğer kulağıma yine siyah veya gold minik top küpe takıyorum..


Hoşçakalın :)

mutluhayatblog@gmail.com

7 Haziran 2017 Çarşamba

Estetik Burun Ameliyatım 2. Yazım / Op.Dr. Volkan Kahya

Birinci burun estetiğim yazımda, 
Neden burun estetiği oldum ? / Doktor seçme / İlk muayene aşaması / Doktorum hakkındaki görüşlerim, iletişim bilgileri / Ameliyat tarihinin belirlenmesi / Ücretle ilgili ne dahil ne değil gibi bilgiler / Ameliyat öncesi yapılması gerekenler / Ameliyat günü / Ameliyat anı ve sonrası gibi konulardan bahsetmiştim..


Bu yazımda, Şişlik / Morluk / Bandaj ve tampon çıkarılması / Dikişler / Ameliyat sonrası gözlük kullanımı / Burnumdan memnun muyum ? gibi konulardan bahsedeceğim.

Özellikle şişlik ve morluk konusunda oldukça fazla soru aldığım için, gerçekçi olması adına fotoğrafları alenen yayınlayacağım dolayısıyla aşağıda ufak bir miktar kan görebilirsiniz.. Rahatsız edici boyutta değil lakin baştan uyarımı yapmış olmak istiyorum..

Ameliyat Sonrası Şişlik ve Morluklar

Oldukça hassas ve epey uğraştırıcı bir cilde sahibim.. Her kumaşı giyemem, her ürünü kullanamam direk kaşıntı ve kızarma gibi belirtiler gösteririm.. Cildimi nemlendirmem bile bir sorun kimi fazla gelir kimi ihtiyacı karşılamaz.. 
En ufak bir çarpma etkisi ben de beklenenin üstünde morarmalara sebep olur..

Yüzüm ince derili.. Aslında çok kolay kırışmalı ve yaşımın üzerinde göstermeliyim.. Sonradan birden çökmezsem neden bilmem şu an bu durumu olması gerekenin tersine çevirmiş durumdayım..

İnce derili hastalar burun ameliyatlarında diğer hastalara göre daha fazla morluk ve şişlik yaşarlar.. Bu hem doktorumdan duyduğum hem de ameliyat öncesi yaptım araştırmalarla kendimin de öğrendiğim bir gerçekti.. Bunu bilerek girdim ameliyata..

Ki, kişisel bir görüş belirtmek istiyorum ameliyat sonrası şişlik ve morluk olayları gereksiz derecede kafaya takılıyor.. Yüzünüzün ortasından bir ameliyat geçiriyorsunuz ve belli ki bunu yüksek ihtimalle isteyerek tercih ettiniz.. Çünkü hayat kurtaran olmazsa olmaz bir ameliyat değil bu.. Şişlik ve morluk olması kaçınılmaz.. Ben şöyle düşünüyordum sonuçta bu ameliyatı olmak istiyorum.. Güzel bir burnum olsun istiyorum.. Tek derdim bir kaç gün içerisinde geçecek şişlik ve morluklar olsun.. 

Aşağıdaki fotoğraf ameliyattan yanılmıyorsam 1-2 saat sonrası.. 


Bu ise yukarıdaki fotoğraftan 1-2 saat sonrası..


Burada yayınlamak için bu kareleri uygun buldum.. Daha sonrasında morluklar giderek arttı.. Ameliyattan 1-2 gün sonrasında görüntüm evet ilk bakışta hoş görünmüyordu lakin ben göründüğüm kadar kötü değildim kullandığım ilaçların da etkisiyle hiç acı ve ağrı hissetmiyordum.

Çocuklarıma da bu açıklamayı yaptım : evet yüzüm biraz kötü görünebilir ama geçecek ve ben göründüğüm kadar kötü değilim hiç acı hissetmiyorum her şey yolunda.. Yüzüme bakıp acı çektiğimi düşünmeyin.. Bu sayede hiç korkmadılar ve normal bir ameliyat sonrası geçirdik birlikte.. 

Artı size iyi bir haberim var.. Ben zaten ince ve hassas derili olduğum için evet morardım benim gibi olacak çok az kişi vardır ki zaten kontrollere gittiğimde yakın zamanlarda ameliyat olanları gördüm ve çoğunda morluk yoktu bile ama benden hemen sonra hastaneye şişlik ve morlukları kontrol altında tutacak özel bir cihaz alındı.. Yani şimdi ameliyat olacak olsam neredeyse sıfır morlukla atlatabilirdim.. O da benim şansım :)

Ameliyattan sonra sanırım 2. günde morluklarım en üst seviyeye çıktı ve hemen ertesi sabahı inanılmaz bir hızla geri dönüş yaşanmaya başladı.. Bunu beklemiyor, bir süre daha böyle kalırım diye düşünüyorum lakin yüzümün toparlanması beklediğimden çok hızlı oldu..

***

Burun İçi Tampon ve Nefes Alma Durumları

Ameliyat olmayı düşünenlere bir iyi haberim daha var açıkcası bu postu bazı şeyleri hatırlamaya çalışarak yapıyorum.. Durup düşünüyorum nasıl olmuştu diye ve sonrasında yazıyorum.. Bir çok şeyi unutmuşum :) Öyle aklımda kalan bir sıkıntı yaşamamışım yani bu onu gösteriyor..

Tampon konusundan ürktüğümü hatırlıyorum.. Çünkü burnumdan nefes alamayıp ağzımdan almak, boğaz kuruması en çok dert ettiğim şeylerden biriydi.. Daha önce burnum kırıldığı zaman başka bir hastanede atel ve tampon takılmıştı ve ben iki gün boyunca çok zorlanmıştım.. Ameliyat sonrası bunları yaşayacağımı düşünürken tamponla burnumdan nefes alabildiğimi farkettiğimde çok sevindiğimi ve rahatladığımı hatırlıyorum..

Evet tamponla gayet rahat nefes alıyordum.. Bunun artısı olarak çok rahat uyudum ameliyat sonrası.. Uyku konusunda beni tek zorlayan sağa ve sola yatamayıp, sadece sırt üstü yatabilmek olmuştu.. Bir süre sonra onu da çözdüm.. Kafamı sabit tutup bedenimi sağa veya sola yatırabildiğimi keşfettim.. Pilatesin faydaları :)

Aşama aşama bir şeyleri atlatmaya başladım.. Tek dert ettiğim tamponun çıkarılması kalmıştı artık.. Bundan da bir parça ürküyordum..

Gidene kadar çok heyecanlıydım.. Oturdum ve bir anda anlamadan olup bitti her şey.. Acı yoktu lakin hani yokuş aşağı araçla inerken bir yürek hoplaması olur öyle bir duyguydu yaşadığım.. Kısa bir süre burun yanması yaşadım tampondan sonra.. Birden fazlasıyla oksijen aldığım için sanırım.. Doktorumun yanından ayrılıp ana yola çıkma zamanı kadar bir sürede tamamen kayboldu..

Alçı çıkarılmasını atlamışım zira konu edilmeyecek kadar kolaydı zaten o.. 

Aşağıdaki kare, alçı ve tampon çıkarılması sonrası bandajlı halim..


***
Bu ise bandajın çıktığı gün.. 
Bandajımı kendim çıkardım.. Doktorum artık duş alırken yüzünü de yıkayabilirsin ve bandajını ıslatıp kendin çıkarabilirsin demişti ve kolaylıkla bu işlemi de hallettim..


Burun Dikişlerim

Dikişler konusunda da oldukça fazla soru aldım.. İnsanlar dikiş alma esnasında canlarının çok yanacağını düşünüyorlar.. Ancak diğer doktorları bilmiyorum yorum yapamam lakin benim doktorum eriyen iplik kullanıyor ve dikiş alma gibi bir durum söz konusu değil.. Dikişler kendi kendine kayboluyor..

Aşağıdaki kare son aşama olan bandajım çıktıktan bir kaç gün sonrası.. Dış dikişim henüz düşmemiş..
Burnumun altında bir karaltı var dikkatli bakarsanız.. Bu hem dikiş hem kabuk.. Bandaj çıktıktan yaklaşık 10 gün kadar sonra dikişim kabukla birlikte kendiliğinden düştü..


***
 Burada artık diğer her aşama geride kalmış burnumun oturması aşamasına gelmişiz.. Yine dikkate ederseniz burnum şiş, yusyuvarlak henüz kendini toparlamamış..


Burun estetiği sonrası asıl görüntünün ortaya çıkması en az 6 ay / 1 seneyi buluyor.. Volkan bey bana bu durumu şöyle açıklamıştı.. 6 ay / 1 sene kadar sabah her kalktığında farklı bir burunla karşılaşabilirsin..
Ameliyat olup korkuyla bana yazanlar oluyor burnum böyle büyük mü kalacak. Çok kalkık oldum sanırım, burnumu neden hissetmiyorum bir sorun mu var gibi vs. gibi.. 

Benim şu an 6. ayım ve çok kısa bir süredir burnumu hissetmeye başladım.. Oldukça sert ve şişti.. Derim gergindi.. Bunlar asla normal insanlar tarafından dışardan farkedilmeyen, sizin hissettiğiniz şeyler..

Aşağıdaki kare 5. ay civarı ve yukarıdaki burna göre daha ufalmış, kenarları belirginleşmiş, ucunun küçülmüş olduğunu çıplak gözle görebilirsiniz..



***

Dediğim gibi şu an 6. ayım dolmuş durumda.. En son kontrolüm sonrası bu yazıyı yazıyorum. Sona yaklaşmış durumdayım.. Burnum artık oldukça yumuşak, normal dokusunda.. Bir sonraki ve muhtemelen son kontrolüm 5 ay sonrasına

Burun Estetiği Sonrası Gözlük Kullanımı

Ameliyat sonrasında uzun süre gözlük kullanmadım olması gerektiği gibi. Sanırım 3. aydan sonraydı doktorum kısa sürelerle gözlük kullanabileceğimi söyledi.. Ben bir süre daha kullanmadım ki, bu iç mekan dış mekan açık hava kapalı hava farketmeksizin 7/24 gözlük kullanan ben için oldukça zor bir durumdu.. 
Şu an doya doya kullanıyorum.. Ancak hala kemik çerçeve şeklinde tabir edilin ağır gözlüklerim yerine daha hafif metal gözlüklerimi kullanıyorum..

Gözlük kullanımı da yine bana çok sorulanlar arasında.. Buna kontrolleriniz sırasında doktorunuzla karar vermeniz gerekli.. Lütfen kulaktan dolma bilgilerle veya diğer insanların deneyimleriyle karar vermeyin.. Çünkü herkesin iyileşme süreci farklı işleyebilir..

Burun Estetik Ameliyatım Hakkında Hissettiklerim

Tek kelimeyle ifade etmem gerekirse, mutluyum.. Burnumu ve bana kattıklarını seviyorum.. Yaptırmadan önce bu kadar iyi hissedeceğimi düşünmemiştim..
Zaten ınstagram hesabımı ( instagram.com/ilkaypnrbs ) takip eden arkadaşlarda biliyorlar ki sürekli  burun açılı fotoğraflar çekme halindeyim :) 

Yine olsa yine yaptırırdım.. Ve yine Volkan Bey'i seçerdim..


Ve yine şimdilik yazacaklarım bu kadar..

Bir sonraki Burun Estetiğim yazımda fotoğraflarla doktorum Volkan Kahya'nın muayenehanesinden ve kendisinden bahsetmek istiyorum.. Ben ameliyat olduğum zaman henüz ofisini yeni açıyordu ve oturmamıştı.. Şimdi çok güzel oldu sizlere de göstermek istiyorum..

Hoşçakalın..

mutluhayatblog@gmail.com

26 Mayıs 2017 Cuma

Ay İmdat!

Geçenlerde Rana'nın yıl sonu gösterisi ve sergisi vardı kalktık kızımla okula gittik. Salon, girişteki sınıfımızın aksine okulun en üst katında yani 5. kat.. İlk kez çıkacağız Rana'yla.. Ben ki merdiven tırmanmaktan çok hoşlanırım spor olabilecek hiç bir aktiviteyi kaçırmam sağlıklı yaşam forever öhöm öhöm. Lakin dedim çocuk süslendi püslendi kan ter içinde kalmasın çıkmasın merdivenleri gel kızım dedim asansöre binelim..

Bindik biz asansöre kapı kapandııı bastım ben 5. kat düğmesine..
Hareket ediciiz..
Aaa etmiyoruz..
Bi daha bastım düğmeye..
Hala hareket etmiyoruz..

Küt ! Işıkta söndü ! Kapı kapalı..

Laağğnn ! Noluyo !

İçerisi zifiri karanlık düğmelere basıcam tekrar tekrar göremiyorum bile.. Açtım hemen ipadin ışığını basıyorum düğmelere tık yok..
Kafamdan bin türlü şey geçiyor asansör küçücük çocuk yanımda. Ya sesimizi duymazlarsa, duysalar bile bizi burdan çıkarmaları kaç dakika sürer bu oksijen bize ne kadar yetecek.. Bu çocuk burda perişan olacak beni ter bastı. Attım ceketi falan üstümden daha cebelleşiyorum kapıyla düğmelerle..

Allah'ım ölücez burda dememle Rana'nın çığlığı basıp ağlamaya başlaması bir oldu !

Hay Allah beni napmasın yaa sesli mi söyledim ben onu ? ?

Yok kızım öyle demek istemedim çıkıcaz dur ağlama gel buraya.. Sarılcam kızıma kızı bulamıyorum kapkaranlık.. Neyse o yapıştı belime ben var gücümle başladım kapıyı yumruklamaya..

Asansörün çaprazında kantin var oraya duyurmaya çalışıyorum nasıl vuruyorum ama .. Derken iman gücüyle kapıya bir asıldım ana 1-2 cm hareket etti !

Bi daha asılırsın kapıya hiyaaaaa ay açıyoruummm !

Allah'ım gün ışığı !

Rana dedim koş !

Garibim o da yerdeki ipadi ceketimi falan almaya çalışıyo kızım dedim bırak onları çık dışarı benim bi ayak dışarda bi ayak içerde her ihtimale karşı yalnız.. Rana'yı kolundan tuttuğum gibi fırlatmışım dışarı oh çocuumu kurtardım sonra ipadi ceketi aldım falan..

Hiç bozuntuya vermeden çıkmaya başladık merdivenleri inşallah kimse duymamıştır diye sağa sola bakıyorum bu seferde.. O kadar yaygara yaptım malum.. Yok zaten kimsenin duyduğu da yokmuş hayret bişa !

Merdivende sınıf annemize ve oğluna rastladık.. Rana hemen sırıtmaya başladı.. Çocukcaza ilgimiz var da.. Benimkiler anaokulunda başlıyo aşık olmaya afsjsksjd

Gitti hemen anlatmaya başladı :
- Karahaaaannn biz asansöyde kaldııkkk ama benim annem çot güçlü kapıyı elleliyle açtı biliyo mosoonn ! Çüntü annem sipoğa gidiyooo

Yalnız kızımın gözünde kahraman oldum yok yere haha önüne gelene anlatıyor annem asansöy kapılayını açabiliyoooo

Karahan'la annesi bana bakıyorlar benden cevap ehi ehi pazu yapmışım da biraz :)

Sonra kadın dedi ki asansörün şifresi var sadece öğretmenler biliyo.. Hay dedim şifrenize.. Kapı ne kapanıyo o zaman alla alla !

***

Neyse çıktık biz Rana'yı bıraktım onlar prova yapacaklar gösteri 1.5 saat sonra başlayacak.. Eve dönücem ben baktım asansörün önünde bir sürü insan dedim durun ! Siz kardeşsiniz !
Ay pardon Binmeyin ! dedim. Asansör şifreli kalırsınız içerde !

Ben çıkarken garibim bebek arabasını sırtlanmış merdivenlerden çıkıyorlardı haha

***
1.5 saat sonra..

Bu sefer gösteriyi seyretmek üzere Yasin'le çıkacağız. Yasin asansöre doğru seyirtti.. Yapıştım koluna !
Dur ! Biz kardeşiz !

şaka şaka

Yasin dedim beni hiç bi kuvvet bu asansöre sokamaz bi daa !

Gel ben şifreyi biliyorum haha dedi.. Bi şeyi de bilme be adam..

Bindik biz.. Ben Ayetel-Kürsi'ye başlayacam baktım hareket ediyoruz.. Aaaa iyi bari pazularımı tekrar kullanmama gerek kalmadı höhö

***

Gösteri sonrası gene asansörün basındayız.. 2 kadın var kenarda binmeyin dediler bize.. Sabah asansörde kalmışlar..

Ne çabuk da duyuyosunuz her şeyi..

Yaa öyle mi ? dedim kadına.

O gerizekalı benim demedim tabii si.

Yasin dedi ben şifreyi biliyorum..
Asansörün düğmesine bastık kapı açıldı bir sürü insan içerde karşılıklı bakışıyoruz..

Yasin dedi ki inemediniz di mi :)

Bööle bize bakıyorlar ışık söndü di mi dedim ben de :) Asansör şifreli..

Neyse biz de bindik Yasin kahraman edasıyla ben indiririm sizi şimdi dedi baktım bu sefer neymiş bu şifre.. Sıfırla, havalandırma düğmesine aynı anda bastı hop aşağıdayız..

Asansör kapısında yine insanlar var..
Durun dedim ! Siz kard... Şaka şaka :)

Asansör şifreli sıfırla havalandırmaya aynı anda basın dedim..

Çıktık biz okuldan..

***

Bir kaç gün sonra Yeşim'e anlatıyorum olayı anlatırken dank etti..

Ve şöyle didim :

- İhihihih şu an farkediyorum ki bence şifre o değildi. Hangi kata gidiyorsan onun numarasıyla havalandırmaya aynı anda basıyorsun.. Yani biz sıfıra ineceğimiz için sıfıra bastık.. 5. kata çıkacak olanlar 5 ile birlikte havalandırmaya basmalılardı.. Bunu şimdi akıl etmiş olmam ne tatlış.. Kisin ısınsırdı kıldı o insinlir hihihihi

Kahkahalar..

***
Ahir ömrümde asansörde de kalmadım demem artık bu deneyimi de yaşadım.. Bi de bonus olarak asansörde bıraktım insanları çık tıtlıyım çık

***

Güvenli bölge mahalleye gelmiş olmanın huzuruyla sırıtan gösteri çocuu ve pazulu annesi..


Rana'nın "o 7'yi ben yaptım" temalı sergi fotoğrafı


Hoşçakalın :)

mutluhayatblog@gmail.com


23 Mayıs 2017 Salı

Mutlu Dükkan by İlkayPnrbs Evinize Mutluluk Katacak Sunum ve Dekorasyon Ürünleri..

Sürekli Yeni Ürünler Eklenecektir..

Mutlu Dükkan'ı Instagram'da takip edebilirsiniz, Orada daha çok çeşidimiz mevcut : https://www.instagram.com/mutludukkanbyilkaypnrbs/

Alışverişle ilgili bilgiler , ürünler ve fiyatları aşağıda mevcuttur 👇🏻👇🏻👇🏻


Diğer sorularınız ve sipariş için : mesaj veya mail : mutluhayatblog@gmail.com✔️



✅ Anlaşmalı kargo ile tüm Türkiye'ye gönderilir 👍🏻

✅ Ödeme banka, havale, eft veya postaneden yatırma şeklinde.Kapıda ödeme yoktur.

✅ Siparişiniz, ödemenizi yaptıktan sonra 2 gün içerisinde kargolanır

✅ Sadece aşağıdaki listede bulunan İstanbul içi semtlerden birinde oturuyorsanız ödemenizi kapıda yapabilirsiniz, siparişiniz kargo ücretsiz teslim edilir.. .

✅ Esenyurt

✅ Avcılar

✅ Beylikdüzü

✅ Beykent

✅ Yakuplu

✅ Büyük Çekmece ( Sadece merkez, Gürpınar )

✅ K.Çekmece ( Tamamı ) Cennet, SultanMurat, Tepeüstü ( buralara bizzat kendim teslim ediyorum :)

✅ Sefaköy

✅ Florya

✅ Yenibosna

✅ İhlas Yuva

✅ Bahçelievler

✅ Şirinevler


Ferforje 3 katlı raf Boy 50 cm Adet 40.90 TL

İster ayakkabılık, ister kitaplık yapın. İster banyonuzda, ister mutfağınızda, ister oturma odanızda kullanın 


***
Mika kafes çerçevelerimiz Adet 9.90 TL


***

Söz / Nişan tepsisi takım 120 TL


13 Mayıs 2017 Cumartesi

Yenilediğim Çalışma Masamız / Mobilya Boyama

Oğlumun 1. sınıfa başladığında İkea'dan aldığımız çalışma masası, kendisinin haşarı kullanımı sonrasında epey hasar görmüş haldeydi ve baktıkça beni rahatsız ediyordu..

Sürekli takip eden okuyucu arkadaşlarım bilirler bir süredir eski eşyaları yenileme yoluna gidiyorum.. Önce düz yüzeylerle ve ufak sayılabilecek parçalarla başladım.. Boyayıp yenilediğim tüm mobilyaları burayı tıklayarak görebilirsiniz.. Çalışma masası benim için ilk büyük işti diyebilirim..

Öncesi


Ve sonrası.. 


Ortaya çıkan sonuç bir hayli keyif verici oldu benim için.. Hem görsel olarak hem de emek verip bir şeyler başarmış olmayı görmek çok güzel..

Tüm mobilyalarda aynı boyayı kullanıyorum.. Rich Multisurface.. En büyük rahatlığı her yüzeye uygulanıyor ve zımpara gerektirmiyor olması..

Fotoğrafta gördüğünüz siyah kısım kara tahta.. Mıknatıslı olan bu yüzeyde çok fazla etiket ve yapıştırıcı izi mevcuttu.. Çıkarabildiğim kadarını çıkardım ancak beyaz boya ile yine de görünecekti.. Kara tahta boyası ile bu lekeleri hem tamamen kapattım hem de oğluma notlar bırakabildiğim güzel bir alan ortaya çıkarmış oldum..

Üstelik oğlum Beşiktaşlı olduğu için, çalışma masasının siyah beyaz olması onu artı mutlu etti.. 

Tüm boyamaları aynı şekilde yapıyorum genelde astar + 4 katta kapanıyor ve bazılarına vernik uyguluyorum yine boyama yapar gibi.. 

Buradaki tıklayarak ulaşacağınız yazımda boyanın ve fırçamın fotoğrafı, fiyat bilgisi ve boyama hakkında tüm ipuçları yazılı.. Bu işlerle ilgileniyorsanız o yazımı incelemeniz yeterli olacaktır..

Şu an evimin oldukça eski ve yıpranmış çelik kapısını boyuyorum.. Henüz sonlanmasa da sanırım 1 kat boya ve vernik işlemi kaldı.. Detayları ınstagram hesabımda paylaşıyorum takip etmek isterseniz ınstagram hesabım : İnstagram.com/ilkaypnrbs

Hoşçakalın :)

mutluhayatblog@gmail.com



9 Mayıs 2017 Salı

Bildiğiniz her şeyi unutun.. Yeniden başlıyoruz...

Herkese Merhaba

Bir süredir böyle görünüyorum.. Aslında yüzümün önceden nasıl göründüğümü de bilmiyordunuz.. Artık göreceksiniz..


Son yıllarım büyük değişimler altında kendimi sorgulamakla geçti.. Tek istediğimin her anlamda yıllar öncesine dönmek olduğunu farkettim. 

Çünkü aslında ben, güzel sofralar kurmaktan fazlasıyım..

***

Bir sürü sebep sıralayabilirim, içsel yolculuğumu buraya dökebilirim vs vs. ama yapmayacağım.. 

Kimseye açıklama yapmak zorunda olmadığım, kimin ne diyeceğini umursamayacağım kadar kişisel bir karar bu.. 
Sadece hayal kırıklığına uğratacağım insanlar için üzgünüm..

Velhasıl, kararıma saygı duyan takipcilerimle birlikte, bambaşka bir içerikle bloggerlık hayatıma devam edeceğim..

***

Hakkımda bildiğiniz her şeyi, gözünüzün önündeki tüm kareleri unutun..

Yeniden başlıyoruz..

Asıl benle tanışacaksınız.. 

mutluhayatblog@gmail.com

8 Nisan 2017 Cumartesi

İntikam Soğuk Yenen Bir Yemektir !

Zamanda yolculuk yapıyoruz.. 

2000 yılındayız.. 

Şu an eşim ve çocuklarımın babası olan Yasincim o zaman Tunceli'de askerde.. Kendisi her uzak ilişkide olduğu gibi aşırı kıskançlık belirtileri gösterip, onu beklemeyeceğim diye belli aralıklarla sinir krizleri geçiriyor falan normal tepkiler veriyor yani.

Bense Ajans bağlantılı olarak Nokia için çalışıyorum ve şehir şehir geziyorum.. Nokia o zamanlar zirvede.. 3310'ların daha çıkmadan ortalığı kasıp kavurduğu zamanlar.. 
Üzerime zimmetli 4 ayrı son model Nokia var.. Onları tanıtıyorum.. Diğer bir işimse Nokia üyelerini Nokia Club'a üye yapmak.. Günde ortalama 300 Nokia telefon elimden geçiyor.. *#06# yapınca seri numarası çıkıyor telefonların ay hala unutmamışım bööö

Şu an uzaylı muamelesi görmeme rağmen cep telefonu kullanmıyor olmamı bir nebze açıklamıştır umarım yukarıdaki paragraf.

Şirket bizi gaza getirmek için sürekli ödüller sunuyor ve tabiii kii benim içinde olduğum ekip sürekli ödülleri topluyor.. 

Nişantaşı'nda yemekler falan derkeeenn ödüller Kartalkaya'da kar tatili ve özel kayak dersine kadar gitti.. Ve tabiisi biz kazandık gene.. Ne olacağıdı ya ?

Dat dat dat ukalalık alarmı afsksjdkd haha

Telefonda Yasin'e bu durumu açıklıyorum. 

Aldığım cevap direk hayır ! 

Benim o dönem ki özgür kız kafam attı tabii neye hayır pardon ??  

Zaten İzmir'den Erzurum'a her yeri geziyorum.. İstanbul'da olduğum nadir zamanlarda yalnız yaşayan bi tipken kendilerinin isteği üzerine annesiyle yaşamaya başlamışım neye hayır daha neye ? Çalışırken gidiyorum şehir dışına da tatile mi gidemiyorum ? Gebermişim kazancam diye..

O hayır diyo ben gitceeemm ! diyorum.

Gittim tabii..
Hayır karı soğuğu falanda hiç sevmem.. Kar tatili dünyanın en gereksiz şeyi bana göre.. Üşüyosun diye üste para veriyosun.. Saçma
Karda yürümeyi bile sevmem buna rağmen işte kayak dersi aldım ve çok güzel kayak yapabiliyorum afshdsjhfslf 

Şu tarihi cümleyi ettim o gün telefonda : 
" Bir daha ne zaman gidicem ben böyle bi tatile ?

O an bilmiyorduk tarihi bir cümle olduğunu fakat sonrasında şu ana kadar aradan geçen 17 sene de bu cümleyi 374637625 defa duydum. 
Yasin'in neyine hayır desem aynı başlangıç cümlesi : Bi daha ne zaman bla bla bla

Unutmadı bunu bir türlü.. Beni iğneleye iğneleye bitiremedi.. Ben de her seferinde aynı şekilde dalga geçtim : hahah aynı şey değil Yasiiinn 

Atlayın makineye 2017'ye geri dönüyoruz..

Bir gün Yasin şirket belli miktarda satış yapanları 5 yıldızlı otele tatile gönderiyor gidebilir miyim dedi.. Ben de hiç vazgeçmeyeceksin di mi haha diye dalga geçtim..
Ocak ayı başı falandı sanırım bu mevzu ortaya çıkalı, o günden beri sürekli bir gidicem gitmicen ne tatili ya haha, sen şaka san görürsün gidince, ay Yasin aş artık şu Kartalkaya'yı falan cümleleri uçuşuyor bizim evde havada..

Hatta Yeşim, babam falanda denk geldi göndersene nye göndermiyosun falan onlara da diyorum yok ya ne tatili atıyo. Mevzu başka anlatırım bi ara :)

En son artık ben dedim ki tamam tuttur satış rakamlarını göndercem.. Hala inanmıyorum.. Kuzuluk'ta eğitim yapacağı zaman eşlerinizi de alın gelin diyen, her bir aileye birer daire ayıran şirket eşsiz tatil vermez canım herhalde ne münasebet yani..

Derken, 2 gece önce geldi Yasin dedi tutturdum gidiyorum tatile ahahahah Allah'ım nasıl zafer kazanmış edasıyla gülüyo.. Yeaaa yürü git derkeeen şak diye şu aşağıdaki fotoğrafı dayadı suratıma telefondan..


Lağğğnnn ! Doğruymuş !

Yuh ! 3 gün 4 gece bi de..

Sizin fotoğrafta görmediğiniz kısımda tatil şartları tutturulması gereken ciro bilgileri falan var.. Deli gibi tarıyorum orayı görmeyi umduğum cümle eşli gelebilirsiniz falan ama yok çıldırcam.

Ben gidemezsin diye böğürürken Yasin hani bir zamanlar sen tatile giderken askerde olan bir genç vardı edasıyla döndü ve dedi ki ;

- Olur mu canım bi daha ne zaman gidicem ben böyle tatile ?

Çaaatttt ! Yıllar sonra acı gerçek bir tokat gibi suratıma vurdu.. Kıyamam..

O andan beri de evde sürekli bi omuz atma, hıh yapma tavırlarıyla dolanıyo.. Hayır  saçı olsa savura savura hıhlıycak..
Bense hala şirketin neden böle bi şey yaptığını kavramaya çalışıyorum eşsiz tatil mi olur ya hani muhafazakardık biz noldu ??

***

Bir sonraki keser döner sap döner gün gelir hesap döner gerçekliğim hangi konuyla olacak çok merak ediyorum..

Zira yine kendisinin askerdeyken habersizce izne gelmişliği, , sürprriizz diye kapıyı bana kendisi açarak beni şoka sokmuşluğu ve benim de aiyyy Yasin kusura bakma ama benim Tarkan konserine biletim var diye yanağına bi öpücük kondurup koşa koşa üstümü değiştirip konsere gitmişliğim var.. Üstelik kardeşi ve amca kızlarıyla..

Biz Tarkan'ı en önden seyretmenin büyüsüyle sırıta sırıta döndüğümüzde Yasin uyumuştu afsjskdfjkldngfd

Ne sürpriz yapıyon sen de alla alla :)

Muhtemelen sırada bunun acısını çıkarması falan var.. Rihanna konserine falan gidermiş öldürürüüğğğğmmmm !

Hoşçakalın :)

mutluhayatblog@gmail.com

18 Mart 2017 Cumartesi

Açıklayabilirim Memur Bey !

Evinizin kapısını boyarken başınıza en fazla ne gelebilir ? 
Belki boya güzel olmaz, halıya boya damlatabilirsiniz veya elleriniz boya olabilir vesaire..
Normal insanlar için bu durumlar olası..

Peki ya polis baskını ? 
Hahah benim gibiler içinse böyle durumlar olağan..

Nasıl derseniz ? Okumaya devam edin.. Hafta sonu neşeniz olarak iş başındayım kamoon !

***

Başımı belaya sokmakta üstüme tanımam.. Normal şartlarda olmayacak şeyler ve dizi karakteri tiplemeli insanlar hep beni bulur..
Genelde standart olanın dışındayımdır ve yaptıklarımla, seçimlerimle her daim çevremin kalıpları dışında hareket ederim, bu da sürekli sivrilmeme ve dikkat çekmeme sebep olur..

Ve bir ortamda ne kadar sivrilmeyeyim normal olayım dersem, o derece anormal görünürüm..

Her şey evimin perişan haldeki çelik kapısını boyamak istememle başladı.. 

Önce kime söylesem suratıma deli mi bu der gibi baktıysa da buna alışkın olduğum için çok fazla takmadım.. Zira yukarda da belirttiğim gibi, şahsi çevremin arasına gökten düşmüş gibiyim, etrafımdaki insanlarla hiç alakam yok ve her yaptığım onlara garip geliyor.. 

Neyse, sonunda eşimin ağzından beni başından atmak için de olsa tamam kelimesini kaptım.. Sonra şaka yaptım dedi.. Şakacı kişiliğimi ortaya koyarak tabii ki ben de ona şaka yaptım.. Kapının astar boyasını atarak..

Artık geri dönüş yoktu ve keyfini çıkarmasını söyledim..

Kapının içten astar boyasını kısa sürede bitirdim.. Çocuklarım ve eşim uyuduktan sonra gece iş yapmayı seven biri olarak, kapının dışını boyama işlemine başladım..
Hem bizimkiler beni bölmeyeceği için hızlı olurum, hem apartmanda inen çıkan olmaz herkes uyuyor rahat rahat boyarım diye düşündüm.. 

En fazla ne olabilirdi ki ?

Her şey huşu içinde ilerliyordu.. 

Başlayalı fazla olmamıştı ki aşağıdan sesler gelmeye başladı.. Kim bu saatte diye ev botumun içine sokuşturduğum pijamam dolayısıyla kimseyle karşılaşmak istemediğim için hafif tedirgin olsam da bizim kata çıkmazlar herhalde diye düşünüyordum ki, kafamı sağa çevirmemle bir polis memuruyla göz göze gelmem bir oldu..

Sahne şu : 

Gündüz dışarı çıkarken yaptığım ve henüz silmediğim full eyeliner ve allıklı suratım,
suratımla ters orantıdaki paçoz kıyafetim, evin kapısı ardına kadar açık, yerde oturur vaziyette bir elimde boya kavanozu, bir elimde fırça, karşımda şaşkın gözlerle bana bakan bir polis memuru var.

Belli ki buraya gelirken karşılaşmayı beklediği manzara bu değildi..

Yanımdaki taburenin üzerinde bulunan çayım ve yanındaki peynirim de ( çayın yanında peynire bayılırım ) durumun absürtlüğüne eşlik ediyor.. 

Son katta oturuyorum ve merdivenin tam bitiş noktasındaki kapı benim.. Yani kattaki diğer 3 dairenin sahibi evlerine girmek için benim kapımın önünden geçmek durumundalar.. 

Biz polis memuruyla bakışırken, peşinden bir tane daha geldi, peşinden bir tane daha.. Merdiveni bitiren direk beni görüyor..

Gecenin saat 2'sinde kapımın önünde 3 polis memuruyla bakışıorum.. 

Sessizliği ilk çıkan polis memuru bozdu : 

- Çatı var mı burada ?

Burda bir çatı varsa o da benim ! İlkay Çatı Katı İlkay hahahah diye espri yaptım,

sonraki sahnede elimde kelepçe, polis otosuna zorla bindirilirken memur beylere şaka yaptığımı açıklamaya çalışıyor vaziyette görülüyorum..

Şaka şaka.. 
Size yaptım şakayı.. 
Ama tam uymamış mıydı yapsam ne güzel olurdu :)

Hala bir elimde boya kavanozu, diğerinde fırça durur vaziyette ayağa kalkıp 
- Şeyy bu kattaki tüm daireler dubleks yani bir üstü yine ev ama dairelerin kendine ait tavan araları var, dedim ve hayırdır memur bey diye ekledim..

Eliyle işaret yaptı dur biraz der gibi.. Sağa sola bakıyo tetikte bi vaziyette.. Dikiliyorum ben kapının önünde ama aklımdan neler geçiyor.. Birini yakalıyorlarmış bizim katta falan

Ertesi sabah habercilere kapının arkasından belli belirsiz görülüp suratıma uzatılan mikrofondan demeç veriyormuşum :  Ay çok iyi insanlardı hiç beklemezdik biz de mahallece şok olduk afssjddkf 

Mahallede de kimseyi tanımıyorum yalnız..

Ben ilk memurla konuşurken diğerleri kapımın önünden geçip tam çaprazımdaki dairenin kapısını çaldılar.. 
Ben hala Allah'ım neye şahit olucam şimdi acaba diye kapının önünde dikiliyorum boyam ve fırçamla.. 

25-26 yaşlarında genç bir çocuk açtı kapıyı.. Babası olduğunu tahmin ettiğim yaşlıca bir amcada kenardan çıkardı kafasını.. 
Çocuk polisleri görünce başladı konuşmaya : 

-Hah evet memur bey, şurdan ya da şu daireden mi bilmem bi ses geldi, bir de apartmanın sensörlü ışığı sürekli yanıyordu, hırsız var galibaaaa

derkeeeen çocuk benle göz göze geldi.. Aynı anda tüm polislerin kafaları da bana döndü.. Hepsi bana bakıyor..

Tüm sevimliliğimle sırıtıyorum ben mihihihi şeklinde.. 
Nasıl minnoşum nasıl ponçiğim nasıl tatlişkoyum, aynı zamanda nasıl tırsıyorum çaktırmadan , .

Minnoş surat ifademi bozmadan 
- Işık benden dolayı yanıyor olabilir ihihihi dedim sevimli sevimli gülümseyerek.. Gözlerim çizgi halini aldı öyle bi tatlıyım bana bi şey demesinler diye..

Zira tek kelime etseler bi daa boya yapmıcam valla diye söz verip boya kavanozunu fırçayı falan fırlatıp uyuyan Yasin'in yanına koşup yorganın altına saklanıcam o vaziyetteyim.


Sonra hemen ciddileştim : 
-Ama valla gürültüyle benim hiç bi alakam yok..

***

Bu sefer polislerin kafaları kapıdaki çocuğa döndü. Dik dik bakıyorlar : 

Polislerden ilk benle konuşanı :
- Bayan kapısını boyuyor, dedi kinayeli bir ses tonuyla.. 
Ah o cümlenin alt metninde neler yatıyordu haha başka şeyler dedi aslında çocuğa  :)

Burda araya girdim : 
- Bayan değil kadın olacak o memur bey,

Sonra Yasin nezarette beni görmeye geld... 
Şaka şaka ben hala minnoş surat ifademi korur vaziyetteyim kapının önünde :)

Diğer memur çocuğa dik dik bakmaya devam ediyor, ellerini kaldırdı " hiç bi şey demiyorum valla hiç bi şey demiyorum" dedi yüksek sesle.. Sonra devam etti " Kendi adresinden de haberin yok senin ! Bi saattir seni arıyoruz" 

Çocukta tık yok uslu uslu fırçasını yiyo :)

Sonra aşağı inebilmek için teker teker yine önümden geçtiler.. Gülerek bana bakıyorlar her birine kafamla selam veriyorum biri kolay gelsin dedi :) 

Tişikkir idirim dedim aynı ponçiklikle.. 
Yanakları al al gülümseyen emojiyim adeta..

Polisler indi biz bu sefer çocukla bakışıyoruz.. Az önceki ponçiklikten eser yok suratımda.. Bu sefer ben diktim gözleri çocuğun suratına :

-Abla korkuttun ya, dedi 

- Kapıyı açsaydın görürdün beni dedim.. Hadi kapıyı açmaya korktun belki gözden bak bi daha çocuum direk benim kapıyı görüyorsun..  

*** 

Kapıyı kapadım aldı beni bir gülme.. O neydi öyle ya.. Koştum gittim Yasin'i dürtüyorum.. 
-Yasiin Yasiin ! Az uyansana bak uyan az yaa

Fırladı bu yataktan.. Hep bi sıçrama halinde zaten zavallı bu gece dürtmelerim yüzünden nasıl çekiyo benden 

Ay dedim neler oldu sen uyuyosun burda kapıyı boyuyodum çapraz komşu polis çağırmış suratlarımızı görmen lazımdı ay çok şey kaçırdın Yasiieeennn. Dürtüyorum bi yandan adamı

Nerden aldım ben bu manyağı der gibi bakıyo bana..

Sonra ben ay çok adrenalinli bi geceydi ya ben uyuyamam şimdi hahaha falan derken Yasin 
İki dakka yalnız bırakmaya gelmiyosun var ya diye dalga geçiyordu :)

***

Gece yarım bıraktığım kapının boyasını uslu uslu gündüz vakti tamamladım bugün.. Yalnız bu daha astarıydı.. Bu kapının boyasını ne zaman ve ne şekilde bitireceğim çok merak ediyorum :)

Hoşçakalın <3

mutluhayatblog@gmail.com

4 Mart 2017 Cumartesi

Hayat sen planlar yaparken, çocuklarının kusmasıdır..

Böyle dan diye kibarlaştırmadan falan yazdığım için özür dilerim lakin bir kaç gündür,  gündemimizde bu konu var.. Ben çektim siz de çekin nihahah..
Yasin'le bile görüşmelerimizde birbirimize sorduğumuz ilk soru bu oluyor : Çocuklar kustu mu ? :)

Geçen gece nasıl yorgunum.. Başladığım 2.spor salonunun ilk günü.. Yani ilk kez aralıksız 6 gün peş peşe spor yapmışım.. Her iki salonda birbirine yakın. Yani her gün bir de 6.5 km yürümüşüm spor öncesi ve sonrası toplamında.. Fit ama geberik bir kadınım o akşam..

Kendimi yatağa attım suratımda aptal bir sırıtma :) Ertesi gün boşum zira.. O günü dolduracak bir salaklık yapmamışım henüz.. Bu 2. spor salonuna başlama, sporu haftada 4 günden 6 güne çıkarma mevzumda şöyle oldu..
Buradaki fitness / pilatesle ilgili yazımda bahsetmiştim hatırlarsınız, bizim salon tadilata girdi kayıtlar donduruldu.. Bize size mesaj atacağız tekrar başladığımız zaman dediler.. 1 ay geçti ses yok.. 2 aya yaklaştı yine ses yok dedim daha fazla sporsuz duramayacağım ben.. Başka bir salona kayıt yaptırmıştım internetten.. Ama o ön kayıttı.. Ne bileyim ben sistemlerinin farklı olduğunu.. Bizim salonda asıl kayıda gitmeyince iptal ediyorlar başvurunu..

Bizim salonda beenim başka salona kayıt yapmamı bekliyormuşlar demek ki 2. ayda tadilat bitti başlıyoruz mesajı geldi.. Başladım ben salona tekrar.. Diğer tarafı hatırlamıyorum bile.. Zaten gitmedim kayda falan düştü sanıyorum.. Hatta önkaydı başarıyla tamamladığımın bile farkında değilim ekran dondu bi şeyler oldu sıkıldım kapattım. Bi zaman sonra bir mesaj daha geldi.. Seansınız başlıyor diye haydaaa..

E napıyım gideyim o zaman.. İnsanlar sıra bekliyor deli gibi bana gelmiş sıra kaçırmadım ama olayı o kadar unutmuşum ki neye kayıt yaptırdığımı bile hatırlamıyorum.. Fitness mı pilates mi gidince öğrendim.. Pilatesmiş :)

Neyse sırıta sırıta tavana bakıyorum o gece işte..
Plan şu : Ertesi gün boşum ya, kızımı okuldan alıyorum aheste aheste babamlara gidiyorum.. Ne zamandır gidemiyorum özlemişim. Zaten babamda laf sokuyo başbakana senden kolay ulaşılıyor diye afashksdk.. Özlediğini ordan anlıyorum..
Öyle kızım özledim seni falan yookk. Laf soktu mu anla ki özledi..

Ohh kahvaltı hazır, çayımı babam tazeliyor sürekli.. Türlü şebekliklerle annemi babamı güldürüyorum. Babam bir sevgi göstergesi olarak sık sık bana eşoğlueşek diyo..
Rana'nın benle hiiiç işi yok babamın tepesinde.. Biraz annemlerin yatağa girip uyuyorum.. Yatakta anne baba huzur kokusu var oh mis..
Sonra arkadaşıma gidiyorum kahve içmeye.. Rana babamlarda.. Emin'le arkadaşının annesi ilgilenecek.. Akşama yemek derdi yok ohh gene hazır sofraya oturuyorum.. Ne dinlendim ne dinlendim..

Böyle böyle daldım uykuya.. Sabaha karşı hayal meyal Rana'nın yanımıza geldiğini hatırlıyorum.. Sarıldım kızıma..

Bi zaman sonra..

Anneeeebögskdhjshfsdghjdfg ! sesiyle gözümü açtım, Yasin ! diye bağırıp Rana'yı ters çevirmem bir oldu.

Kusuyor..

Tek elimle saniyede alabora ettim kızımı rahat kussun diye kamoonn anaların gücü adınaaaa !.

Aynı esnada Yasin banyoya koştu bu iş için ayırdığımız özel küçük bir leğenimiz var :) Onu kaptı getirdi. Baktı onun için artık çok geç.. Anında çarşafı, alezi kaldırıp yatağa geçmesini engelledi.. Hoop hemen banyoya..

Sadece 3 dakika kadar sonra çocuğun eli yüzü yıkanmış, yatağa çarşaf serilmiş, çarşaf ve alez makinaya atılmış, leğen başucumuzda yerini almıştı

Çok iyi bir takımız biz :)

 Dalmadan önce Yasin'den duyduğum son cümle : Okula gitmesin sabah oldu.. Gitti benim hayaller derkeeennn kaymışım..

Sabah uyandım.. Babamları aradım beklemesinler diye.. Rana gece hasta oldu dedim.. Şimdi iyi ama tetikteyim tekrar kusarsa diye.. Evde kalalım dedim.. Babamda üzüldü tam da dışarı çıkmış Rana'ya seveceği bi şeyler alacakmış kahvaltıya, geri döndü..

Neyse dedim bari madem gidemiyorum evde değerlendiririm bugünü.. Düşen suratımı topladım yerden, evet evet evde bir sürü işim var onları tamamlarım..

Keyfim tekrar gelmiş sırıta sırıta dur bi çay keyfi yapayım derkeeen, Emin'in okulundan aradılar gelin oğlunuzu alın diye.. Kusmuş !

Yot artıt !

Kapat ocağı haydaaa okula.. Aldım Emin'i geldim suratı kireç gibi.. Tam yatırıcam bi daha.. Sonra bi daha.. 2-3 derkeen akşam üstüne kadar 5 kereyi tamamladı Emin.. Kusma leğeni fazla mesai yapıyor..

Rana hastalandı derken Emin kardeşini solladı.. Rana koltuk tepelerinde uçmaya başladı bile yanlış çocuğu okula göndermişiz bugün..

***

Doktora gideceğiz tabii.. Yasin erken geldi bu yüzden atladık hastaneye gittik önümüzde 140 kişi var yuh ! Herkes elinde poşetle geziyor haha biz dahil :) Salgın varmış..

Dedik bu gece kamp kuruyoruz galiba buraya.. Bu arada benim bir tahlil yaptırmam gerekiyordu.. Beklerken halledelim vakit geçsin dedik..Gittik onu yaptırdık..
Düşün, yaptırdıık, sonuçları aldıık, doktorla görüştüük, çocuklar arabada uyuduu, biz Yasin'le cafede çay içtiikk sonra bi baktık daha 30 kişi azalmış.. Haydaa gerisin geriye eve döndük çocukları taşıdık geberdik falan..

Rana'yı yanımıza aldım.. Dedim Emin daha kötüydü leğeni onun başına koyayım..

Gece Rana kustu..
Gene yanlış çocuğu seçmişim..

Yine anneeeebökdkhfjsdhgdgd ! sesiyle fırladım, bu sefer Rana'yı kaptığım gibi kafasını yere eğdim.. Yatak yorganı kurtardık bu sefer ama parkeler gitti.. Neyse silmesi daha kolay oldu.. Zavallı ben..

Bu sefer uyumadık doğru hastaneye dedik.. Canım bitanem Yasinciğim dedi ki sen uyu ben götürürüm çocukları aiyyy başında hale belirdi birden bi nur indi suratına..Ay canım yaaa derken, saate bi baktım zaten spora gitme saatim gelmiş..
O tatlı melek yüzlü kadın gitti, Yasin'in suratındaki nur da uçtu.. Zaten sen götürcen dalga mı geçiyon! diye çemkirdim..

Giderken kahkaha atıyordu pis..

Neyse ben spora gittim geldim, onlarda hastaneden geldi popişlere birer iğne yapılmış, sonra bi poşet ilaç.. Bi ona, bi ona, bi ona bi öbürüne.. Aaaaa bıktıım !

O gün ikisini birden okula yollamadık tabii..

Babam geldi öğleden sonra, bana şefkat gösterdi çikolata da almış canım benim ağlıcaktım az daa omzunda baba 2 gündür kusmuk temizliyorum ühühühühü

***
Sonraki sahnede akşam elimde leğenle görünüyorum..
Hangisinin yanına koyayım ben bunu derkeeen bu kez risk almıyorum.. Pembiş toz alma kovamı feda edip leğeni Rana'nın yanına, kovayı Emin'in yanına bırakıyorum..

Önlem aldım ya,
o gece ikisi de kusmuyor..

Bir sonraki boş günüm içinse hiiiiç planım yok ihihihihi

Hoşçakalın :)

mutluhayatblog@gmail.com

İzleyiciler